Ara

Kolajen Nedir?

KOLAJEN NEDİR? CİLT İÇİN NE İŞE YARARLAR?

Günümüzde cilt bakım ürünleri kullanan kişiler giderek daha bilinçli bir hale geliyor. Alınan cilt bakım ürünlerinin içeriğine gün geçtikçe daha fazla dikkat ediliyor. Ürün içeriklerinde aranan en önemli moleküllerden biri de kolajendir. Ancak hemen belirtmekte fayda var. Cilt bakım ürünlerdeki kolajen molekülleri çok büyük olduğundan cilde sürüldüğünde vücut tarafından kullanılamamaktadır. Bu nedenle kolajen içerikli ürünlerin çok da faydalı olamayacağı düşünülmektedir. Bunun yerine cilt için peptit içerikli ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Çünkü peptitler cilt tarafından emilebilecek büyüklükte olup, kolajen üretimini artırmak için fibroblastları uyaran son derece önemli bir moleküldür. Şimdi de kolajenin ne olduğuna ve kolajen molekülüne neden bu kadar ihtiyacımız olduğuna bir göz atalım.



Kolajen Nedir?

Kolajen kemiklerde, kaslarda, deride, ciltte ve tendonlarda yer alan, insan vücudunda en bol bulunan proteindir. Kolajenler, vücutta en çok bulunan proteinlerdir ve vücudumuzun toplam protein kütlesinin yüzde 30'unu oluşturur. Lifli yapısı nedeniyle, kolajen genellikle vücudun dokularını ve iç organlarını destekleyen ve bağlayan "vücudun yapı iskelesi" olarak adlandırılır. Kolajenleri her şeyi bir arada tutan yapıştırıcılar olarak da düşünebiliriz. Kolajenler yaklaşık olarak; % 75 ciltte, % 85 tendon, % 90 kemik geri kalanı kan damarlarında ve iç organlarda bulunur. Kas tendonlarının % 80'i kitle, cildin % 75'i ve göz akısının % 90'ı kolajendir.



Farklı Kolajen Tipleri

Vücudumuzda 28 çeşit kolajen bulunmaktadır. Bunlardan Tip I, II ve III en yaygın olanıdır. (Bunlar vücudumuzun kolajenin yaklaşık yüzde 80 ila 90'ını oluşturur).


Tip I kolajen, vücuttaki en yaygın kolajen şeklidir. Cildinizin, kemiklerinizin, organlarınızın ve tendonlarınızın yapısını oluşturur. (Cildi desteklemedeki rolü nedeniyle, bu genellikle güzellik ürünlerinde aramak isteyeceğiniz kolajen türüdür.)


Tip II kolajen, eklemlerde bulunan esnek bağ dokusu olan kıkırdağın bir yapı taşıdır. Araştırmalar, tip II kolajenin eklem ağrısını azaltma noktasında faydalı olabileceğini ortaya koymaktadır.


Tip III kolajen, ciltte olduğu gibi çeşitli organlarda (akciğerler gibi) bulunur. Genellikle tip I kolajen ile birlikte bulunur. Organların cildi ve kemikleri destekleme görevini yerine getirmesine yardımcı olur.


Kolajenin Cilde Faydaları

Araştırmalar, kolajen tüketmenin cildin genel görünümünü iyileştirebileceğini gösteriyor. Skin Pharmacology and Physiology dergisinde yayınlanan bir araştırmada, günde bir kez kolajen takviyesi alan kadınların bir ay sonra cilt elastikiyetlerinde belirgin iyileşmeler sağlandığı görülmüştür.

Kolajen ayrıca elastikiyeti artırarak ciltteki çatlak ve selüitlerin görünümünü azaltır. Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology'de yayınlanan bir araştırmada, hiçbir maddenin çatlaklardan tamamen kurtulmamızı sağlamayacağı, ancak kolajen içeren bakım ürünlerinin kullanılmasının yeni çatlakların oluşmasını önlemeye ve mevcut çatlakları azaltmaya yardımcı olacağı ifade ediliyor.

Kolajenin vücudumuz için faydaları şu şekilde sıralanabilir:

· Cilt hasarlarında yeni deri hücrelerinin üretimine destek sağlar.

· Aynı zamanda ölü cilt hücrelerinin yenilenmesinde ve onarılmasında rol oynar.

· Kırışıklığı azaltmaya ve yaşlılığı önlemeye yardımcı olur.

· Daha kalın ve güçlü saç kökleri sağlar, saç dökülmesini azaltır.

· Cildin gergin olmasını sağlar, elastikiyet verir.

· Vücutta bulunan kahverengi lekelerin giderilmesinde etkilidir.




Vücudumuzdaki Kolajen Üretimi Nasıl Azalır?


Maalesef yaşımız ilerledikçe vücudumuzda kaçınılmaz olarak kolajen üretimi azalır. Hatta 20'li yaşlarımızdan başlayarak vücudumuzdaki kolajen üretimi her yıl yüzde 1 azalmaktadır. Dr. Skelsey, güneşten gelen UV'ye maruz kalınarak kolajen üretiminin azaldığını belirtiyor. Kolajen üretimini yavaşlatan tek faktör yaş değildir. Ayrıca;

• İşlenmiş şeker tüketimi nedeniyle yüksek kan şekeri

• Sigara ve alkol tüketimi

• Düzenli olarak alınması gereken C vitamini eksikliği

• Uyku bozuklukları ve stres gibi faktörler de kolajen üretiminin azalmasına neden olur.


Sağlıklı ve genç bir cilt, yüksek kolajen seviyesi ile doğru orantılıdır. Vücudumuzun en büyük organı olan cildimiz 3 katmandan oluşur:

1-Epidermis

2-Dermis

3-Hipodermis



Dermis katmanında kolajen(%70-80’i ) ve elastin lifleri bulunur. Kolajen elastin liflerini destekleyerek cildi sıkı ve pürüzsüz bir görünüme kavuşturur. Kolajen kaybıyla birlikte; cildin dermis tabakasında bulunan hyaluronik asit miktarı azalır, cilt kurumaya başlar ve güneş ışığına karşı savunmasız hale gelir.


SONUÇ

Kolajenler vücudumuz için hayati bir rol oynarlar. Ancak kolajenler cildimiz tarafından emilemeyecek kadar büyük moleküllerdir. Bu yüzden vücudumuz için kolajeni direk almak yerine peptit içeren ürünleri tercih etmemiz gereklidir. Çünkü peptitler cildin emilim yapabileceği büyüklükte moleküllerdir ve daha da önemlisi vücudumuzun kolajen üretmesi için gerekli sinyalleri gönderirler. Dolayısıyla peptit içerikli cilt bakım ürünlerinin kullanılması, diğer birçok faydasının yanı sıra vücudumuzun kolajen üretmesi için de gerekli olan son derece önemli bir moleküldür.

19 görüntüleme0 yorum